49,0002$%0,05
55,5820€%0,04
6.589,66%0,04
4.180,10%-0,05
29 Eylül 2026 Salı
Atletizmde koşu yarışlarının başarılı bir şekilde başlaması, sporcunun yarış boyunca göstereceği performans açısından önemli bir yere sahiptir. Özellikle kısa mesafe koşularında çıkış anında yapılan küçük bir hata, sporcunun hızlanmasını ve yarışın ilk bölümündeki performansını etkileyebilir. Bu nedenle atletizm eğitiminde alçak çıkış ve yüksek çıkış tekniklerinin doğru öğrenilmesi temel konulardan biridir.
Çıkış teknikleri genel olarak sporcunun vücut pozisyonuna, yarışın mesafesine ve koşunun gerektirdiği hızlanma biçimine göre farklılık gösterir. Alçak çıkışta sporcu başlangıç takozlarını kullanarak daha alçak ve öne eğimli bir pozisyon alırken, yüksek çıkışta ayakta ve daha dik bir başlangıç pozisyonu kullanılır.
Alçak çıkış, özellikle sürat koşularında kullanılan ve sporcunun başlangıçta güçlü ve hızlı bir şekilde hızlanmasını sağlayan çıkış tekniğidir. Bu teknikte atlet, çıkış takozlarını kullanarak elleri ve en az bir dizi yerde olacak şekilde başlangıç pozisyonunu alır.
Güncel World Athletics kurallarına göre 400 metreye kadar olan yarışlarda, belirlenen yarış türlerinde çömelerek çıkış ve çıkış takozlarının kullanılması zorunludur. 100, 200 ve 400 metre koşularının yanı sıra bazı engelli ve bayrak yarışlarının ilgili bölümlerinde bu başlangıç sistemi kullanılır.
Alçak çıkışın temel amacı, sporcunun başlangıç anında takozlardan güçlü bir itiş alarak mümkün olduğunca kısa sürede hızlanmasını sağlamaktır.
Alçak çıkış birkaç temel aşamada uygulanır:
Çıkış takozları, sporcunun boyuna, bacak uzunluğuna ve tekniğine uygun şekilde ayarlanır. Ayaklar takozların pedal bölümlerine yerleştirilir.
“Yerlerinize” komutuyla atlet çıkış çizgisinin gerisine yerleşir.
MEB atletizm materyalinde ellerin çıkış çizgisinin gerisinde ve çizgiye paralel yerleştirilmesi, omuzların el hizasını geçmemesi ve sporcunun “dikkat” komutunu beklerken hareketsiz kalması gerektiği belirtilmektedir.
Bu komutla birlikte sporcu kalçasını yukarı kaldırır ve başlangıç için hazır hâle gelir.
World Athletics kurallarında “Set” pozisyonunda ellerin yerde, ayakların ise çıkış takozlarının pedalında temas hâlinde kalması gerektiği belirtilmektedir. Tüm atletler sabit ve doğru pozisyona geldiğinde start verilir.
Start sesiyle birlikte atlet iki bacağını kullanarak takozları güçlü biçimde iter.
Burada amaç hemen dikleşmek değil, öne doğru güçlü bir hızlanma gerçekleştirmektir. İlk adımlar genellikle kontrollü, güçlü ve hızlıdır. Vücut hız arttıkça kademeli olarak yükseltilir.
Alçak çıkışta başlangıçtan sonraki ilk birkaç adım, hızlanmanın temelini oluşturduğu için özellikle önemlidir.

Yüksek çıkış, sporcunun ellerini yere koymadan, ayakta ve daha dik bir vücut pozisyonuyla yarışa başlamasıdır. Bu nedenle yüksek çıkış, bazı kaynaklarda ayakta çıkış veya standing start olarak da ifade edilir.
Yüksek çıkışta sporcu başlangıç çizgisinin gerisinde ayakta bekler. Bir ayak önde, diğer ayak geride konumlandırılır. Vücut hafifçe öne eğilir ve ağırlık merkezinin öne aktarılmasıyla start anında kolayca harekete geçilir.
Güncel World Athletics kurallarına göre 400 metreden uzun yarışlarda, belirtilen istisnalar dışında, yarışlar ayakta başlangıç pozisyonundan yapılır. Örneğin 800 metre ve daha uzun koşular bu başlangıç biçiminin kullanıldığı yarışlar arasındadır.
MEB’in güncel atletizm materyalinde de kısa mesafe koşularında alçak çıkışın, orta mesafe koşularında ise yüksek çıkışın kullanıldığı belirtilmektedir.
Yüksek çıkışta temel amaç, sporcunun dengeli ve kontrollü bir şekilde harekete geçmesini sağlamaktır.
Atlet başlangıç çizgisinin gerisinde ayakta durur.
Sporcu komutu beklerken dengeli ve hareketsiz kalmalıdır. Amaç, start sesi geldiğinde geriye doğru bir hareket yapmadan doğrudan öne doğru hızlanabilmektir.
Start sesiyle birlikte sporcu öndeki ve arkadaki bacaklarını kullanarak ileri doğru hareket eder.
İlk adımlar kontrollü şekilde atılır. Sporcu, koşunun mesafesine göre hızını kademeli olarak artırır. Yüksek çıkışta amaç yalnızca mümkün olan en yüksek hıza ulaşmak değil, koşunun genel temposuna uygun bir başlangıç yapmaktır.

| Özellik | Alçak Çıkış | Yüksek Çıkış |
|---|---|---|
| Başlangıç şekli | Çömelerek | Ayakta |
| Çıkış takozu | Kullanılır | Kullanılmaz |
| Eller | Yerde | Yerde değildir |
| Vücut pozisyonu | Daha alçak ve öne eğimli | Daha dik |
| Temel amaç | Hızlı ve güçlü hızlanma | Dengeli başlangıç ve tempoya geçiş |
| Kullanıldığı yarışlar | Özellikle kısa mesafeler | Özellikle 800 m ve üzeri yarışlar |
| Patlayıcı güç ihtiyacı | Yüksek | Görece daha düşük |
| İlk adımlar | Güçlü ve hızlı | Kontrollü ve dengeli |
Alçak çıkışın etkili olabilmesi için sporcunun yalnızca doğru pozisyonu alması yeterli değildir. Çıkıştan sonraki hareketlerin de doğru şekilde uygulanması gerekir.
1. Takoz ayarı doğru yapılmalıdır.
Takozların konumu sporcunun vücut yapısına ve tekniğine uygun olmalıdır.
2. Eller başlangıç çizgisinin önüne geçirilmemelidir.
Başlangıç pozisyonunda eller çizginin gerisinde bulunmalıdır.
3. “Set” pozisyonunda hareket edilmemelidir.
Start verilmeden önce yapılan ve başlangıcın başlamasına dönüşen hareketler hatalı çıkış olarak değerlendirilebilir. World Athletics, çömelerek çıkışta ellerin veya ayakların başlangıç temasını kaybetmesine yol açan erken hareketi startın başlaması olarak tanımlar.
4. Starttan hemen sonra dikleşilmemelidir.
İlk adımlarda öne doğru hızlanma korunmalı, vücut hız arttıkça kademeli olarak yükseltilmelidir.
5. İlk adımlar güçlü ve ritmik olmalıdır.
Çıkıştan sonra kol ve bacak hareketlerinin koordinasyonu hızlanmanın temel unsurlarındandır.
Yüksek çıkış daha basit görünmesine rağmen doğru uygulanmadığında sporcunun ilk adımlarında denge kaybı yaşanabilir.
Bu iki teknik birbirinin alternatifi olmaktan çok farklı yarış koşullarına uygun başlangıç yöntemleridir.
Kısa mesafeli sürat koşularında sporcunun başlangıçtan itibaren çok hızlı hızlanması gerektiği için alçak çıkış ve takoz kullanımı önemlidir. 100 metre, 200 metre ve 400 metre gibi yarışlarda çıkış, yarışın önemli teknik bölümlerinden biridir.
Daha uzun mesafeli koşularda ise sporcunun yarış boyunca enerjisini kontrollü kullanması ve yarış temposuna uygun hareket etmesi önem kazanır. Bu nedenle ayakta yapılan yüksek çıkış tercih edilir.
Atletizmde hangi çıkışın kullanılacağı koşunun mesafesine ve yarışın türüne göre değişir. Genel olarak şöyle sınıflandırılır:
| Atletizm branşı | Kullanılan çıkış | Açıklama |
|---|---|---|
| 100 metre | 🟢 Alçak çıkış | Çıkış takozu kullanılır. Patlayıcı hızlanma önemlidir. |
| 200 metre | 🟢 Alçak çıkış | Takoz kullanılır; sporcu virajda çıkış yapar. |
| 400 metre | 🟢 Alçak çıkış | Takoz kullanılır; her atlet kendi kulvarından başlar. |
| 100 m engelli | 🟢 Alçak çıkış | Takoz kullanılır ve ilk engele hızlı ulaşmak önemlidir. |
| 110 m engelli | 🟢 Alçak çıkış | Takoz kullanılır. |
| 400 m engelli | 🟢 Alçak çıkış | Takoz kullanılır. |
| 4 × 100 m bayrak | 🟢 Alçak çıkış | İlk atlet takozdan başlar. |
| 4 × 400 m bayrak | 🟢 Alçak çıkış | İlk atlet takozdan başlar. |
| 800 metre | 🔵 Yüksek çıkış | Ayakta çıkış yapılır; takoz kullanılmaz. |
| 1500 metre | 🔵 Yüksek çıkış | Ayakta, toplu/yarışa uygun başlangıç yapılır. |
| 3000 metre | 🔵 Yüksek çıkış | Ayakta çıkış yapılır. |
| 5000 metre | 🔵 Yüksek çıkış | Ayakta çıkış yapılır. |
| 10.000 metre | 🔵 Yüksek çıkış | Ayakta çıkış yapılır. |
| Kros koşuları | 🔵 Yüksek çıkış | Genellikle ayakta başlangıç yapılır. |
Alçak çıkış → kısa mesafe ve engelli koşular
👉 100 m → 200 m → 400 m
👉 100 m engelli → 110 m engelli → 400 m engelli
👉 4×100 m → 4×400 m’nin ilk atleti
Yüksek çıkış → orta ve uzun mesafe koşuları
👉 800 m → 1500 m → 3000 m → 5000 m → 10.000 m
Önemli not: 800 metre gibi bazı yarışların başlangıç düzeni, yarışın formatına ve yürürlükteki teknik kurallara göre farklılaşabilir. World Athletics kurallarında 400 metreye kadar olan yarışlarda çömelerek çıkış ve çıkış takozlarının kullanımı; 400 metreden uzun yarışlarda ise ayakta çıkış temel düzen olarak belirtilir.
Atletizmde alçak çıkış, özellikle sürat koşularında sporcunun güçlü ve hızlı bir şekilde yarışa başlamasını sağlayan çömelerek yapılan başlangıç tekniğidir. Yüksek çıkış ise sporcunun ayakta, daha dik bir pozisyondan yarışa başlamasını sağlayan tekniktir.
Alçak çıkışta takoz kullanımı, vücut açısı, ellerin konumu, güçlü itiş ve ilk adımların ritmi büyük önem taşırken; yüksek çıkışta denge, öne ağırlık aktarımı, doğru ayak yerleşimi ve kontrollü hızlanma öne çıkar.
Başarılı bir koşu için çıkış tekniğinin yarışın özelliğine uygun olması ve sporcunun bu tekniği düzenli antrenmanlarla geliştirmesi gerekir. Doğru çıkış, özellikle kısa mesafe koşularında sporcunun hızlanma sürecini doğrudan etkileyen temel teknik becerilerden biridir.
Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği (BESYO) bölümünde öğrenciler hem spor bilimleri hem de öğretmenlik ve eğitim bilimleri alanlarında eğitim alır. Derslerin isimleri ve dönemlere göre dağılımı üniversiteye göre değişebilir. Bu nedenle aşağıdaki liste, bölümde karşılaşılabilecek dersleri genel olarak göstermektedir.

Bölümün uygulamalı tarafında farklı spor dallarına yönelik dersler bulunur.
Bu derslerde öğrenciler yalnızca branşın tekniklerini öğrenmez. Aynı zamanda hareketlerin nasıl öğretileceği, dersin nasıl planlanacağı ve öğrencilerin seviyelerine göre nasıl uygulanacağı üzerinde de çalışırlar.
Öğretmen adaylarının insan vücudunu ve egzersizin vücut üzerindeki etkilerini anlayabilmeleri için çeşitli spor bilimleri dersleri okutulur.
Bu dersler sayesinde öğrenciler insan vücudunun hareket sistemini, egzersize verilen fizyolojik tepkileri ve fiziksel performansın temel unsurlarını öğrenir.
Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümünün en önemli özelliklerinden biri, öğrencilerin öğretmenlik eğitimi almasıdır.
Bu kapsamda:
gibi dersler bulunabilir.
Bu derslerin amacı, öğrencinin sadece spor alanında bilgili olmasını değil, öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği pedagojik bilgi ve becerilere sahip olmasını sağlamaktır.
Bölümün doğrudan öğretmenlik mesleğiyle ilişkili dersleri de vardır.
Örneğin:
Bu derslerde gelecekte okul ortamında karşılaşılabilecek öğretim süreçleri ele alınır.
Örneğin bir beden eğitimi öğretmeni öğrencilere voleybolda manşet öğretmek istediğinde, sadece hareketi bilmesi yeterli değildir. Öğrencilerin yaşına uygun alıştırmayı seçmesi, hareketi aşamalı olarak öğretmesi ve öğrencilerin hatalarını değerlendirmesi gerekir.
Bu dersler öğretmen adayına tam olarak bu becerileri kazandırmaya yöneliktir.
Bölüm öğrencileri spor performansının temel unsurları hakkında da eğitim alabilir.
Bu kapsamda:
gibi konular ele alınabilir.
Buradaki amaç profesyonel sporcu yetiştirmekten ziyade, öğretmen adayının fiziksel performansın temel prensiplerini anlamasını ve bunları eğitim ortamında doğru şekilde kullanabilmesini sağlamaktır.
Sporun psikolojik ve sosyal boyutları da bölüm eğitiminde önemli bir yere sahiptir.
Örneğin:
gibi dersler bazı programlarda yer alabilir.
Bu dersler öğrencilerin sporun birey ve toplum üzerindeki etkilerini anlamalarına yardımcı olur.
Bölümün son aşamalarında öğretmenlik uygulaması önemli bir yer tutar.
Öğretmen adayı gerçek okul ortamında;
uygulamalı olarak deneyimleyebilir.
Bu süreç, üniversitede öğrenilen teorik bilgilerin gerçek sınıf ve spor ortamına aktarılması açısından önemlidir.
| Ders grubu | Örnek dersler |
|---|---|
| Spor branşları | Futbol, basketbol, voleybol, atletizm, cimnastik |
| Spor bilimleri | Anatomi, fizyoloji, kinesiyoloji |
| Antrenman | Antrenman bilgisi, fiziksel uygunluk |
| Eğitim bilimleri | Eğitim psikolojisi, sınıf yönetimi |
| Öğretmenlik | Beden eğitimi ve spor öğretimi |
| Ölçme | Ölçme ve değerlendirme |
| Sağlık | İlk yardım, spor sağlığı |
| Psikoloji | Spor psikolojisi |
| Uygulama | Öğretmenlik uygulaması |
Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümünde dersler genel olarak üç ana alanda toplanabilir:
1. Spor ve hareket bilgisi
2. Eğitim ve öğretmenlik bilgisi
3. Uygulamalı spor ve öğretmenlik becerileri
Bu nedenle bölüm öğrencisi hem sporcu gibi hareketleri uygulamayı, hem spor bilimlerini anlamayı, hem de öğretmen gibi bu bilgileri öğrenciye aktarmayı öğrenir.
Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü mezunları, temel olarak öğrencilerin fiziksel aktivite, hareket ve spor yoluyla gelişimlerini destekleyen beden eğitimi öğretmenleri olarak görev yaparlar. Ancak mezunların çalışma alanı yalnızca okulda ders anlatmakla sınırlı değildir.
Bu bölümden mezun olan kişiler; aldıkları eğitim, sahip oldukları ek uzmanlıklar ve çalıştıkları kurumun koşullarına bağlı olarak eğitim ve spor alanlarında farklı görevler üstlenebilir.

Mezunların en temel meslek alanı beden eğitimi öğretmenliğidir.
Beden eğitimi öğretmeni okullarda öğrencilerin yaş ve gelişim özelliklerine uygun dersler planlar ve uygular. Derslerde futbol, basketbol, voleybol, atletizm, cimnastik ve benzeri sportif etkinliklerden yararlanabilir.
Öğretmenin görevleri arasında:
yer alabilir.
Bölüm mezunları gerekli mevzuat ve atama şartlarını karşılamaları durumunda kamu okullarında beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapabilir.
Burada önemli nokta, üniversiteden mezun olmanın tek başına otomatik olarak devlet kadrosuna atanma anlamına gelmemesidir. Kamu öğretmenliği için ilgili dönemde geçerli olan sınav, başvuru, atama ve diğer şartların yerine getirilmesi gerekir.
Mezunların bir diğer çalışma alanı özel okullardır.
Özel eğitim kurumlarında beden eğitimi derslerinin yanı sıra okulun sportif etkinlikleri, turnuvaları ve kulüp çalışmalarında da görev alabilirler.
Özel okullarda çalışan öğretmenlerden öğrencilerle iletişim, ders planlama ve farklı sportif etkinlikleri organize etme konusunda aktif rol almaları beklenebilir.
Mezunlar, sahip oldukları branş bilgisi ve ilgili yeterliliklere bağlı olarak spor kulüplerinde de çeşitli görevler üstlenebilir.
Örneğin bir spor branşında gerekli antrenörlük eğitimine ve belgesine sahip olan mezun, ilgili yaş grubundaki sporcuların çalışmalarında görev alabilir.
Burada önemli olan nokta, beden eğitimi öğretmenliği diplomasının her spor branşında otomatik olarak antrenörlük yetkisi verdiği düşüncesinin doğru olmamasıdır. Antrenörlük için ilgili branşa ve mevzuata göre gerekli koşulların ayrıca karşılanması gerekebilir.
Çocuklara ve gençlere yönelik faaliyet gösteren spor okulları da mezunların çalışma alanları arasında bulunabilir.
Spor okullarında;
gibi faaliyetlerde görev alabilirler.
Özellikle çocuklara spor öğretiminde yaş grubuna uygun etkinlik hazırlayabilmek önemli bir beceridir.
Mezunlar, gerekli şartları sağlamaları halinde spor organizasyonları, sportif etkinlikler ve gençlik faaliyetleriyle ilgili çeşitli kurum ve kuruluşlarda da görev alabilir.
Bu alanlarda spor organizasyonlarının planlanması, sportif etkinliklerin yürütülmesi ve katılımcıların yönlendirilmesi gibi görevler söz konusu olabilir.
Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği mezunlarının spor bilimleri konusunda sahip oldukları eğitim, antrenörlük alanına yönelmeleri için önemli bir temel oluşturabilir.
Ancak burada öğretmenlik ile antrenörlüğün farklı meslek alanları olduğunu unutmamak gerekir.
Öğretmen: Öğrenciye spor ve hareketi öğretmeye odaklanır.
Antrenör: Sporcunun belirli bir branştaki performansını geliştirmeye odaklanır.
Mezunun antrenör olarak görev yapabilmesi için ilgili spor branşının mevzuatında belirtilen eğitim ve belgelendirme koşullarını karşılaması gerekebilir.
Spor müsabakaları, turnuvalar, okul sporları ve çeşitli sportif organizasyonlar da bölüm mezunlarının bilgi ve becerilerini kullanabilecekleri alanlardır.
Organizasyonun niteliğine göre;
gibi görevlerde yer alabilirler.
Bu bölümün önemli avantajlarından biri, mezuna spor bilgisi ile öğretmenlik bilgisini birlikte kazandırmasıdır.
Bir mezun yalnızca spor branşlarının kurallarını veya tekniklerini öğrenmez. Aynı zamanda bu bilgileri farklı yaş gruplarındaki öğrencilere nasıl aktarabileceğini de öğrenir.
Örneğin bir basketbol hareketini bilmek başka, bu hareketi 10 yaşındaki bir çocuğa aşamalı ve anlaşılır şekilde öğretebilmek başkadır.
Bu nedenle bölüm mezunlarının sahip olduğu temel beceriler arasında:
sayılabilir.
| Çalışma alanı | Yapılabilecek görev |
|---|---|
| Devlet okulları | Beden eğitimi öğretmenliği |
| Özel okullar | Beden eğitimi öğretmenliği |
| Spor okulları | Çocuk ve gençlere sportif eğitim |
| Spor kulüpleri | İlgili yeterliliklere bağlı sportif görevler |
| Spor organizasyonları | Etkinlik ve organizasyon çalışmaları |
| Gençlik ve spor faaliyetleri | Sportif ve gençlik etkinlikleri |
| Antrenörlük | Gerekli branş şartları sağlandığında antrenörlük |
Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü mezunlarının temel mesleği öğretmenliktir. Mezunlar öncelikle öğrencilerin fiziksel aktivite ve spor yoluyla gelişimine katkı sağlayacak şekilde yetiştirilir.
Bunun yanında eğitimleri ve sahip oldukları ek yeterliliklere bağlı olarak spor kulüpleri, spor okulları, sportif organizasyonlar ve antrenörlük gibi alanlarda da çalışma imkânları bulunabilir.
Kısacası bu bölümün mezunu için temel yol:
Üniversite eğitimi → Öğretmenlik bilgi ve becerisi → Beden eğitimi öğretmenliği
şeklindedir. Bunun yanında spor alanındaki kişisel uzmanlıklar ve ek yeterlilikler, mezunun çalışma alanlarını genişletebilir.
Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, sporun ve fiziksel aktivitenin eğitim süreci içerisindeki yerini ele alan, öğrencilerin fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini destekleyebilecek öğretmenler yetiştirmeyi amaçlayan bir lisans programıdır. Bölümün temelinde yalnızca spor yapmak değil, sporu doğru yöntemlerle öğretmek ve öğrencilerin hareket yoluyla gelişimlerine katkı sağlamak vardır.
Günümüzde beden eğitimi, öğrencilerin boş zamanlarını değerlendirdiği veya yalnızca oyun oynadığı bir ders olarak görülmemektedir. Planlı ve bilinçli şekilde yürütülen beden eğitimi faaliyetleri; öğrencilerin fiziksel uygunluklarının geliştirilmesine, takım çalışmasını öğrenmelerine, iletişim becerilerinin güçlenmesine, sorumluluk kazanmalarına ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmelerine katkı sağlayabilir.
Bu nedenle Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü, spor bilimleri ile eğitim bilimlerinin bir araya geldiği özel bir çalışma alanıdır.